top of page
Romantik gün batımı yansıması

Üreme Sistemi

Neslin devam etmesini sağlayan, kadın ve erkekte birbirinden farklı ve tamamlayıcı olan organlardan oluşan sistemdir.  Kadınlarda yumurtalıklar ve erkeklerde testisler hem üreme hücrelerinden hem de üreme hormonlarından sorumlu bezlerdir. 

Erkek Üreme Sistemi

Erkeğin üreme sisteminin bir bölümü vücut dışında, bir bölümü vücut içerisindedir. Testisler (erbezleri) skrotum (torba) adı verilen keseler içerisinde yer alır ve hem sperm, hem de erkeklerin cinsel karakteristiklerinin devamına yardımcı hormon olan testosteron yaparlar.

erkek üreme sistemi

Testislerde yapılan sperm, epididim adını alan ve spermleri depolayarak olgunlaşıncaya kadar besleyen organın kıvrımlı kanallarından geçer. Olgunlaşan spermler, vas deferens adı verilen bir tüpten geçerek, olgunlaşmış spermleri depolamakla görevli, kese biçimli 2 organ olan meni keselerine (seminal veziküller) geçer.

Spermlerin oluşmaya başlamasıyla olgunlaşma arasında geçen süre, yaklaşık 72 gündür. Erkek ejakülasyonu sırasında meni keselerinden çıkan sperm, prostat bezinden salgılanan koyu kıvamdaki salgıyla karışarak meni adlı sıvıyı meydana getirir ve spermleri taşıyan bu sıvı kadının vajinası içerisine bırakılır.

Kadın Üreme Sistemi

 Kadınların üreme sistemi tamamen vücudun içerisindedir. Vajina, vücudun dış kısmından başlayarak rahmin dışa açılma yeri olan rahim boynuna (serviks) uzanır. Rahim (uterus) ya da dölyatağı, bir armut büyüklüğünde olan ve döllenmiş yumurtanın içerisine yerleşerek geliştiği, kaslardan yapılı bir organdır. Rahmin iç yüzü endometrium olarak adlandırılan ve gelişmekte olan bir embriyonun ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde kanlanan bir mukozayla örtülüdür.

kadın üreme sistemi

Rahmin yukarı bölümünde, her 2 tarafta yer alan fallop tüpleri, arkaya ve aşağıya doğru giderek yumurtalıkların (over) yakınına kadar uzanır. Yumurtalıklar, adlarından da anlaşılacağı gibi yumurtaları içeren, iki küçük kesedir. Bir kadın doğduğu zaman her iki yumurtalığında toplam 400.000 kadar olgunlaşmamış yumurta vardır.

Adet Siklusu

 Hormon düzeylerinin her ay gösterdiği değişiklikler olarak tanımlayabileceğimiz adet siklüsü, kadının üreme yeteneğinin en önemli bölümünü oluşturur. Bu hormonlar, FSH (follikül stimülan hormon) ve LH (luteinizan hormon) olarak adlandırılır. Adet siklusu, 3 fazda gerçekleşir:

1- Folliküler Faz

FSH hormonu, sağ veya sol yumurtalıktaki folliküllerden birinin gelişmesini uyarır, yumurtlama (ovülasyon) öncesinde gelişen bir yumurtayı besler. Follikülden salgılanan östrojen adlı hormonun birçok işlevi vardır ve bunlardan biri de, rahim boynundaki (serviks) mukusun, adet döngüsü ortalarında değişiklik geçirerek erkeğin spermini alıp besleyecek nitelik kazanmasını sağlamaktır.

2- Ovülasyon Fazı

Adet döngüleri tipik olarak 28 gün süren bir kadında ovülasyon fazı, yaklaşık 14. güne rastlar. Kandaki LH (yumurtayı çatlatan hipofiz kaynaklı hormon)düzeyinin aşırı yükselmesi, olgunlaşmış durumdaki yumurtanın yumurtalıklardan serbest kalmasını sağlar. Buna ovülasyon (yumurtlama) denir. Serbest kalan yumurta, fallop borusuna girer ve erkeğin spermiyle döllenmeye hazır durumda, rahime doğru ilerler.

3- Luteal faz

Yumurtlama (ovülasyon) gerçekleştikten sonra içi boşalan follikül, korpus luteum adını alarak östrojen ve progesteron salgılamaya başlar. Bunlar, endometriumun, döllenmiş yumurtanın yerleşerek gelişmesine olanak verecek şekilde gelişmesi ve bu durumunu koruması için gereken hormonlardır.

Eğer yumurta döllenmezse korpus luteum, adet döngüsünün yaklaşık 26. günü dolayında faaliyetlerini, yani hormon salgılamayı durdurur. Bu olay, endometriumun yüzeysel bölümünün parçalanarak adet kanaması adı altında vücut dışına atılmasına neden olur. Döllenmemiş yumurta, adet kanaması sırasında vücut dışına atılır.

bottom of page