Aşağıda okuyacaklarınız 19 Mayıs Üniversitesi Hastanesi’nde görevli Ortopedi Cerrahı bir hekime ait. Tek bir harfine bile dokunmadan yayınlıyorum. Sağ olsun beni kırmadı, yaşadıklarını paylaşmam için yazıya döküp yolladı.
“Anneannemin kalbi 4 yıl aradan sonra yine yorgun düşmüştü. Yoğun telefon trafiğinin ardından çalıştığım hastanenin acil servisine getirilmiş, kapıdan içeri adım attığımda arkadaşlarım kalp masajına devam ediyordu. 20 dakikadır devam ettiklerini soylediklerinde umudum azalmıştı. Ayaklarına dokundum, soguktu. Nabızları alınmıyordu. Elime alığım enjektör ucuyla parmak uçlarına birkaç delik açtım. Çok yavaş da olsa kanama vardı. Bu hala bir şeylerin bitmediğine inanmamı sağlamıştı. Kalp ritminin geri döndüğünü duyduğumda çok şaşırmıştım. Bu yaşta düşkün bir hastada sıklıkla gördüğüm bir şey değildi. Tansiyonu cok düşük, idrar çıkaramıyordu. Karaciğer, böbrek fonksiyonları bozulmuş, ciddi asidoza girmişti. Bir yandan durumunu takip ediyor, bir yandan da dışardaki aile bireylerini sakinleştirmeye çalışıyordum. Saat bir hayli ilerlemişti. Geçen 3-4 saattir asidozu derinleşiyor, tansiyonu yükselmiyordu. Diyalize girmesi tek kurtuluşuydu ancak düşük tansiyonu buna izin vermiyordu. Diyaliz hemşiresiyle birlikte başında bekliyorduk. Hemşire hanımın mesai saati çoktan dolmuş, eve dönmek için bizi bekliyordu. Gittiği takdirde uygun şartların tekrar sağlanıp evden tekrar gelmesi ise zaman kaybıydı. Ancak yapacak birşey de yoktu. Maksimum dozdan giden ilaçlar yetersiz kalmıştı. Neyi bekledigimizi bilmeden bekliyorduk. Artik durumdan umudu kesmiştik ve hemşire hanım eşyalarını toplamış yanımızdan ayrılmıştı. Kan değerleri takiplerde giderek daha ürkütücü hale geliyordu. Gözlerinden baktığım ışık refleksi beynin hala işlev görebildiği yönünde fikir veriyordu. Çaresiz kalmıştım. Vücudun belirli bölgelerine ağrılı uyaranlar vermeye başladım. Ancak tepki yetersizdi. Eksik refleksoloji bilgim ve tecrübesiz ellerimle ayak tabanında belli noktaları uyarmaya başladım. 3-5 dk masaja devam ediyor aralarda tansiyonuna bakıyordum. 15 dk içinde tansiyonunun 60/40 lardan 100/50 lere çıktığını farkettim. Diyaliz hemşiresini tam hastaneden çıkarken yakaladık. Geri döndü ve hazırlıklara başladı.Yoğun uğraşlar sonucu diyaliz katateri takıldı ve diyalize alındı. Diyaliz boyunca ara ara ayak tabanından uyarı vermeye devam ettim, çünkü tansiyonun düşmesi durumunda diyaliz yarıda kesilecekti. Hikayenin devamında anneannem yoğun bakıma alındı, 3 kez daha diyalize girdi. 2 hafta entübe ve solunum cihazına bağlı yaşadı. Kan değerleri 1. Hafta dolmadan şaşırtıcı bir şekilde toparladı. Solunum cihazindan ayrılıp servise yatırılır yatırılmaz destek tedaviler verdik. 1 ay dolduğunda artık ayağa kalkabiliyordu. Eski sağlığına kavuşmuştu. Refleksoloji ile tesadüfi karşılaşmalarımın bir gün kurtarıcı olabileceğini düşünmezdim. Bu masum şifanın göz ardı edilmemesi ise en büyük temennim.” Dr. Serdar ULUSOY
Ayaklara dokunmanın, onlara masaj yapmanın herhangi bir tehlikesi, yan etkisi yoktur! Asla zarar veremesiniz…
Sadece bilginiz, tekniğiniz, tecrübeleriniz geliştikçe daha çok yardımcı olabilirsiniz!
Refleksoloji mucize yaratmaz, ancak şaşırtabilir! 🙂

